Get updated information about product delivery and stock availability for your area.
We use cookies to provide this service. Read more about how we use cookies in our policy. Please note that your location won’t be shared.
Couldn't load pickup availability
Availability Notification
We'll notify you as soon as the item is back in stock.
Thanks for product subscription. We will notify you as soon as this item will be in stock.
Share
EĞER TAŞLAR MAVİYSE İpek Arman
Hazırsanız zamanın kapıları tekrar aralanıyor. Birlikte Urartu ülkesine gidiyoruz. Orada kralın düzenlediği renkli yarışmanın heyecanına adım adım tanık olacak, Urartu taş işçiliğiyle tanışacak, arada günümüze dönüp arkeologlarla keşif yapacağız. Aynı zamanda bir yarışmanın perde arkasında yaşananların izini sürecek, bir casusun planlarını suya düşürmeye çalışacağız. Anadolu uygarlıkları tüm görkemiyle yine yanı başımızda… *** “Renkler… O rengi daha önce hiç görmedim.” Urartular, uzun zamandır komşu ülkelerle savaşıyordu. Halk endişeliydi. Üstelik bir söylenti yayılmıştı. Mısır'dan bir casus gelecek, halkı krala karşı ayaklandıracaktı. Kale güçlendirildi, askerler savaşa hazırlandı. Derken herkesi mutlu edecek, beklenmedik bir haber geldi: Bir yarışma yapılacak, eğlenceler düzenlenecekti. İşte gizemli olaylar tam da bu noktada başladı ve üç meraklı çocuk; Dargi, Lazi ve Narod, kendilerini bir anda tehlikenin ortasında buldular. MÖ 669’dan günümüze uzanan bir gizemi çözmeye var mısın?
Tema: Yer ve zaman olarak nerede olduğumuz Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: ORTAK MİRASIMIZ, Anadolu uygarlıkları, tarihî mekânlar, Urartu, Urartu taş işçiliği/sanat, hayal gücü, arkadaşlık, arkeoloji, bilgi toplama, çıkarım yapma, milat, kanıta dayalı sorgulama ve araştırma, kültür okuryazarlığı Tutum ve Değerler: Yaratıcılık, merak, dostluk, sevgi, vatanseverlik Profil Öğeleri: Sorgulayan, bilgili, riski göze alan 10+ Yaş/ 4-5-6. Sınıf
KİTAPTAN Rusahinili, etrafında bağların, tarlaların olduğu, halkın çoğunlukla çiftçilikle uğraştığı bir yerdi. Burada yaşayanların çoğu, onlara bir kartal misali tepeden bakan Ayanis Kalesi’ndekiler ve Kral Rusa’nın hizmetinde çalışıyordu. Geneli kale içinde otursa da bazı devlet adamlarının evleri de bu şehirdeydi. Halk, günlük yaşamlarına devam ederken kaledeki saraylılar ve askerler son günlerde büyük bir hazırlık içeresindeydiler. Casus dedikoduları oldukça ciddiye alınmıştı çünkü bu olmayacak bir şey değildi. Güçlü Mısır ülkesi bölge için uzun yıllardır bir tehdit oluşturuyordu. Kalenin surları sağlamlaştırılıyor, erzak depoları dolduruluyor ve ordu herhangi bir savaş durumu için hazır bekliyordu. İşte tam bu günlerden birine denk gelen o güneşli sabahta aldılar yarışma haberini. Zaten bölgedeki taş ustaları, süsleme sanatçıları ne zamandır böyle bir haber bekliyordu. Halkın geri kalanı da yarışma sırasında yapılacak eğlenceler için sabırsızlanıyordu. *** Dargi, ayaklarını uzatarak biraz dinlenmeye koyuldu. Babası kalede çalışmaya başlayalı neredeyse üç hafta olmuştu. Gün boyu masaların arasında koşuşturuyor, alışveriş yapıyor, akşamları da annesiyle birlikte yorgun bir halde eve dönüyorlardı. Kale nüfusu iyice arttığı için yarışma başladığından beri oraya da yemek götürüyorlardı. Bu, iki katı çalışmak anlamına geliyordu. Annesinden yarışmacılar için yemek yapması istenmişti. Dargi, önce babasıyla görüşme fırsatı bulabileceğini düşünse de maalesef bu hiç mümkün olmamıştı. Çünkü kimseyle görüştürmüyorlardı onları. Hatta birbirleriyle bile görüşmediklerini duymuşlardı. Her yarışmacı farklı bir bölümde çalışıyordu. Dargi öğlenleri paketlenen yemekleri alıp kaleye gidiyordu. Büyük kapıdan içeri girince hemen mutfak kısmına yöneliyor ve paketleri girişteki büyük tahta masanın üzerine bırakıyordu. O günlerden birinde, içerideki binbir çiçekli bahçeden geçerken de Lazi'yle tanışmıştı. Kızı ilk gördüğünde çömelmiş, ayak bileğini ovuşturuyordu. Yüzünün ifadesinden canının çok yandığını anlamıştı ama gözünde hiç yaş yoktu. Sanki ağlamamak için kendisini tutuyor gibiydi. Dargi yanına gidip “İyi misin?” diye sorduğunda Lazi başını kaldırmış, “Teşekkür ederim, iyiyim” demişti. Ama iyi olmadığı belliydi. *** Kalenin büyük kapısından kolayca girdiler içeri. Lazi’yi tanıyan askerler hiç sorun çıkarmamışlardı. Ancak tapınağa girmeleri zor olacak gibi görünüyordu. Önce birinci olan süslemenin konduğu odaya gittiler. Büyük bir taş, düzgünce yontulmuş ve geometrik bir şekil
Ürün Adı: Eğer Taşlar Maviyse Ürün Kodu: 9786257101257 Yazar: İpek Arman Basım Yılı: 2026 Kapak Türü: Karton Kapak Sayfa Sayısı: 72 Kağıt Cinsi: 2. Hamur Çevirmen:
Eğer Taşlar Maviyse
Regular price
$3.34
Sale price
$3.34
Regular price
Unit price
/ per
SKU:9786257101257
You Might Be Interested
Discover this selection of pieces specially chosen for you.