Get updated information about product delivery and stock availability for your area.
We use cookies to provide this service. Read more about how we use cookies in our policy. Please note that your location won’t be shared.
Couldn't load pickup availability
Availability Notification
We'll notify you as soon as the item is back in stock.
Thanks for product subscription. We will notify you as soon as this item will be in stock.
Share
Akıllılar dünyasının bir kıyısında, sisli bir dağ başına çöreklenmiş, dünyayı kendimce anlamlandırmaya çalışan bir deliyim. Akıllılardan çok farklı olduğumun bilincini her an taşıyarak onları gözetliyorum. Duygularımı ve düşüncelerimi, sürekli, akıllıların dünyasına özgü tarzda kodlamaya çalışıyorum. Başka türlü, iletişim kurmak, konuşmak imkânsız olur. Ben başkalarını gözetlerken, bir başka göz beni gözetliyor. Beni gözetleyen o öteki gözü gözetleyen başka bir göz daha var. Daha ötelerde, beni gözetleyen öteki gözü gözetleyen başka bir göz daha var. Daha ötelerde, beni gözetleyen o öteki gözü gözetleyen, o öteki gözden daha öte bir göz daha var; birçok göz var. Küçük parçalara bölünmüş benliğimin her hücresi ayrı bir realiteyi yaşıyor. Her hücrenin de ayrı bir vicdanı, bir “iç-göz”ü var.
*** İçinde bulunduğumuz inançsızlık çağında, Mutlak’ı arayan biri ne tür bir gerilimin muhatabı olabilmektedir? Koyu bir inançsızlıktan yoğun bir inanca yönelen biri, yol üstünde neler yaşar, neler görür, neler söyler? Kaosla düzen, bunalımla huzur, karanlıkla aydınlık, korkuyla umut arasındaki iç tecrübelerimi açıklamak, bunları dile getirirken insanca paylaşımın onarıcı, şifa verici olanaklarından güç devşirmek... Bu gayeler üstüne inşa edilen bu metinler demeti, kolektif iletişim ağında, kendine salim bir mecra arayan Ayşe Şasa’nın modern dünya ile bir nevi hesaplaşmasıdır.